AnasayfaRADYOGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
SITEMIZIN FORMU ACILMISTIR :::::::: SITEMIZDEN KONULARA KATILMAK VE PAYLASMAK ICIN ÜYE OLUNUZ SIMIDEN ALLAH RAZI OLA:::::: LÜTFEN ARGO KÜFÜRLÜ KELIMELRDEN SAKINIZ ALLAH RAZI OLA:::: ISTERSENIZ RADYOMUZU DINLEYEBILIRSINIZ :::: KUDI FM
Similar topics

    Paylaş | 
     

     HZ. AHMED-İ MAHMUD MUHAMMED MUSTAFA (S.A.S.)’İN

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Admin
    Admin
    avatar

    Mesaj Sayısı : 127
    TÜRCÜBE PUAN : 382
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 29/07/10
    Yaş : 38
    Nerden : ALMANYA

    MesajKonu: HZ. AHMED-İ MAHMUD MUHAMMED MUSTAFA (S.A.S.)’İN   Perş. Ağus. 05, 2010 1:33 pm

    HZ. AHMED-İ MAHMUD MUHAMMED MUSTAFA (S.A.S.)’İN
    İNSAN HAYATINA VE SAĞLIĞINA VERDİĞİ ÖNEM

    Allah tarafından çeşitli zaman ve mekanlarda gönderilen ilâhi dinlerin hükümlerine (emir ve yasaklarına) genel olarak bakıldığı zaman, bunların bir kısmının söz konusu dinlerin gönderildiği zaman, mekan ve toplumsal şartlarla sınırlı veya onlara özel hükümler olduğu, bir kısmının ise hemen hemen bütün dinlerde (ilâhi kitaplarda) aynen korunan bir takım temel amaç ve ilkeler olduğu görülür. Dinler tarihinde mevcut olan ilâhi dinlerin değişmeyen temel amaçları; insanların can, din, akıl, namus (ırz,neseb) ve mal emniyetlerini sağlamak olup onların diğer fer’i hükümleri bu amaçları koruyucu ve geliştirici görev yaparlar.
    Bize göre, ilâhi dinlerin en kâmili ve sonuncusu olan İslâm dininin kitabı olan Kur’ân-ı Kerim’ deki hükümler de tek tek incelendiği (tümevarım, istikrâ) zaman, onun da aynı temel amaçları güttüğü ve ayrıca bu amaçları gerçekleştirmek, korumak ve geliştirmek için bir takım yardımcı hukuki normlar içerdiği görülür.

    Bu sebeple, İslâm hukukçuları şâri’in temel amaçlarını (Makâsidu’ş-Şâri’) zaruri, hâci ve tahsini olmak üzere üç kısıma ayırmışlar ve bunlardan zaruri maksatların insanların din ve dünya maslahatlarının ayakta durması için gerekli olan dini, canı, aklı, namus ve malı muhafaza ile ilgili beş temel maslahat olduğu kabul ederek onların, hâci ve tahsini adını verdikleri diğer tür maslahatların da aslını teşkil ettiğini söylemişlerdir.
    Bütün ilâhi kitaplarda mevcut olan bu temel amaçların varlığına ve isabetine sahih nakil delâlet ettiği gibi, sarih akıl da bunu gerektirir. Ayrıca, insanlık tarihine bakıldığı zaman, onların gerek fert gerekse toplum olarak bu temel haklarını her türlü ihlâle karşı korumaya çalıştıkları, bu haklara sahip fert ve toplumların daha sağlıklı, mutlu ve huzurlu oldukları, bu haklar sayesinde insanların kendi kendilerini gerçekleştirdikleri görülür. Kısacası bu temel amaçlar yalnızca nakil yoluyula değil, bütün insanların tarihi tecrübeleriyle de ulaştıkları evrensel hakikatlerdir.

    Biz burada, başta İslâm dini olmak üzere bütün ilâhi dinlerin korunmasını temel amaç olarak kabul ettiği bu temel ilkelerden, insanın yaşama hak ve hürriyetleriyle ilgili kısa bir değerlendirmede bulunmak istiyoruz:
    İslâm dini, insanın eşref-i mahluk olduğunu ve en güzel bir şekilde yaratıldığını belirtmiş ve onun vücut varlığını ve sağlığını en mübarek ve en aziz bir değer olarak kabul etmiştir. İnsanın ana rahmine düşmesinden doğumuna, hayatından ölümüne ve hatta ölümünden sonraki hayatına kadar geçen bütün safhalar için çeşitli koruyucu ve hak kazandırıcı hükümler getirmiştir. Onun yaşama hakkı söz konusu olduğu takdirde, bu hakkın kaybedilmemesi için hemen hemen bütün hukuki görev ve sorumlulukları askıya alınmıştır.
    Kurâ’n-ı Kerim’de insan hayatı ve sağlığının korunması konusunda şöyle denilmiştir: “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. (Her türlü hareketinizde) dürüst davranın.” (El-Bakara,2/195).
    “De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızkını biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah’ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın. İşte bunlar Allah’ın size emrettikleridir. Umulur ki, düşünüp anlarsınız.” (El-En’âm, 6/150).
    Kitabımız Kur’ân-ı Kerim ve peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) insanların başta akıl sağlığını, daha sonra da bütün olarak hayatını tehdit eden alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanımıyla mücadele etmiş, hatta bu mücadele son peygamberin tevhit mücadelesinin en önemli parçalarından biri haline gelmiştir. Bu mücadele sırasında Kur’ân-ı Kerim insanların uzun yıllardan beri yaşamakta oldukları kötü alışkanlıklardan vazgeçebilmeleri için belirli bir tedric metodu kullanmış ve son merhalede sarhoş edici içkileri kesin olarak yasaklamıştır.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://kudifm.eniyiforum.org
     
    HZ. AHMED-İ MAHMUD MUHAMMED MUSTAFA (S.A.S.)’İN
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Muhammed (a.s.)ın Soyu ve Pak Soyluluğu

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
     :: HZ MUHAMMED SAV :: HZ MUHAMMED SAV-
    Buraya geçin: